Ev Türemiş Kelime Mi? Bazen, dilin kökenlerine dair bir şeyler düşündüğümde, insana garip bir şekilde geçmişten izler taşıyan kelimeler aklıma gelir. Bunu düşündüğümde, çocukluğumun geçtiği mahallede, en çok kullandığımız kelimeleri hatırlıyorum. “Ev” kelimesi de onlardan biriydi. Ama gerçekten “ev” kelimesi, türemiş bir kelime mi? Yoksa kök bir kelime mi? Bu soruyu ilk kez düşündüğümde, aklımda bazı olasılıklar belirmeye başladı. Ev, neredeyse her gün dilimize pelesenk olmuş bir kelime. Ne zaman “ev” kelimesini kullansam, aklıma hemen kendi evim gelir. Ya da çocukken annemle yaptığımız konuşmalar, mahalledeki arkadaşlarımın evlerindeki oyun saatleri. Ama işin içine dilin yapısı girdiğinde, bir kelimenin türemiş ya da…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Büyük Tuvaletini Yapamayan Çocuğa Ne Yapılır? Bir Hikâye ve Birkaç Duygu Hikâye Başlıyor: O Anı Hatırlıyorum Kayseri’nin sabahları ne kadar soğuk olduğunu bilirsiniz. Havanın çiselediği o günlerden biriydi, gökyüzü griye çalmış, yüreğimde de bir huzursuzluk vardı. O sabah, bana her zamankinden farklı gelen bir telefon geldi. En yakın arkadaşım Zeynep, kızı Ela’yı bana bırakmak üzere evden çıkıyordu. Ela henüz 3 yaşındaydı ve son zamanlarda büyük tuvaletini yapamayacak kadar korkuyordu. “Bana bir bakar mısın?” dedi Zeynep, sesi kaygılıydı. Ela’nın bu konuda takıntılı hale gelmiş olması, bana çok tanıdık bir his uyandırdı. Bir çocuk, bir sorunun üstesinden gelemeyince, dünyanın en zor şeyiymiş…
Yorum BırakDeğerli ziyaretçiler, Cundaadasi ekibi bu yazısında “Birincil hücre nedir” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Birincil Hücre Nedir? Açık ve Cesur Bir Bakış Tamam, konumuza giriyoruz: Birincil hücre. Hani şu biyoloji derslerinde belki de sıkıcı bir kavram olarak geçti ama aslında sandığınızdan çok daha hayati ve tartışmaya açık bir mesele. Önce lafı dolandırmayalım, birincil hücre, basitçe açıklamak gerekirse, laboratuvar ortamında doğrudan doku veya organlardan izole edilen, doğal özelliklerini mümkün olduğunca koruyan hücre demek. Yani klasik hücre hatlarından ya da sonsuz çoğaltılmış hücre hatlarından farklı olarak, taze, “doğal ve özgün” diyebileceğimiz bir tür. Ama hadi burada duralım: Doğal ve özgün. Kulağa güzel geliyor…
Yorum BırakBCG Aşısı: Temel Bilgi ve Tarihçesi BCG aşısı inaktif mi? sorusu, tıp dünyasında ve halk arasında sıkça gündeme gelir. Öncelikle BCG’nin açılımı “Bacillus Calmette-Guérin”dir ve tüberküloza karşı kullanılan bir aşıdır. Burada hemen içimdeki mühendis devreye giriyor: “Tamam, teknik açıdan bakarsak BCG canlı, zayıflatılmış bir bakteri içeriyor, yani aslında inaktif değil.” Ama içimdeki insan tarafım, yani merak eden, korkan yanım, şöyle soruyor: “Peki ama insanlar neden bu kadar emin olamıyor, neden bazı kaynaklarda farklı ifadeler var?” BCG aşısı, 1921’de Calmette ve Guérin tarafından geliştirildi. Başlangıçta sığır tüberkülozu etkeni olan Mycobacterium bovis’in laboratuvar ortamında zayıflatılmasıyla üretildi. Bu zayıflatılmış canlı bakteri, insan vücuduna…
Yorum BırakKelimenin Gücüyle Alevi Söndürmek: Belediye İtfaiye Olmak Üzerine Edebi Bir Yolculuk Anlatıların dönüştürücü gücü edebiyatın özünü oluşturur. Her sözcük, bir dünyanın kapısını aralar; her paragraf, bir yaşamı yeniden kurar. Peki, bu perspektifi günlük yaşamın somut bir mesleğine taşımak mümkün mü? Belediye itfaiye olmak, yalnızca yangın söndürmek ya da acil durumlara müdahale etmek değildir; aynı zamanda toplumun belleğine dokunan, şehirle ve insanlarla kurulan görünmez bir bağdır. İşte burada edebiyat, semboller ve metaforlar aracılığıyla mesleğin anlamını derinleştirmek için bir araç haline gelir. Yangının Metaforik Anatomisi Edebiyat tarihine baktığımızda ateş her zaman dönüşümün, yıkımın ve yeniden doğuşun simgesi olmuştur. Homeros’un “İlyada”sında Troy’un alev…
Yorum BırakGremse ve Tam Altın Arasındaki Pedagojik Fark: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitim, yalnızca bilgi aktarmak değil, aynı zamanda bireylerin dünyayı ve kendilerini yeniden şekillendirmelerine olanak tanımaktır. Öğrenme, kimi zaman bir kıvılcım gibi aniden ortaya çıkar; kimi zaman ise sabırla, küçük adımlarla örülür. İşte bu süreçte, “gremse” ve “tam altın” kavramları, hem somut hem de soyut bir metafor olarak eğitim dünyasında farklı düzeyleri ve değerleri temsil eder. Bu yazıda, bu iki kavramın farkını pedagojik bir perspektifle ele alacak ve öğrenme sürecinin derinliklerine doğru bir yolculuk yapacağız. Gremse ve Tam Altın: Kavramsal Temeller Gremse, genellikle temel bilgi ve becerilerin öğrenilmesi aşamasını ifade eder.…
Yorum Bırakİl Müdürü Maaşı Ne Kadar? Türkiye ve Dünya Perspektifi Sevgili okurlar, Cundaadasi ekibi olarak bugün “İl müdürü maaşı ne kadar” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz. Selam arkadaşlar, bugün biraz merak ettiğim bir konuyu sizinle paylaşmak istedim: İl müdürü maaşı ne kadar? Özellikle Türkiye’de yaşıyorsanız ve kamu sektörüne ya da yönetim pozisyonlarına ilginiz varsa, bu sorunun cevabı hem gündelik konuşmalarda hem de kariyer planlamasında oldukça önemli. Ben de Bursa’da yaşayan, 26 yaşında bir beyaz yaka olarak, hem Türkiye’yi hem dünyayı takip eden bir gözle bu konuyu ele alacağım. Türkiye’de İl Müdürü Maaşları Türkiye’de il müdürleri, genellikle merkezi yönetimin temsilcisi olarak çalışıyor.…
Yorum Bırakİkna Sanatı Kaç Sayfa? İlk Tanışma ve Çocukluk Anıları Ankara’nın o dar sokaklarında büyüdüğümü hatırlıyorum. Mahallede top oynarken, bazen arkadaşlarımı ikna etmek için küçük taktikler geliştirirdim: “Bak ben de oynayacağım, hadi gel” gibi. O zamanlar tabii ki bunun bir “ikna sanatı” olduğunu düşünmezdim; sadece oyunu kaybetmek istemeyen bir çocuktu içimdeki motivasyon. Ama şimdi dönüp bakınca, işte o anlar bana İkna Sanatı Kaç Sayfa? sorusunun cevabını ararken hep referans oluyor. İkna sanatını anlatan kitaplar genellikle 200-300 sayfa civarında oluyor. Ama merak ettiğim şey, sadece sayfa sayısı değil, bu bilgilerin insan hayatına nasıl dokunduğuydu. Üniversitede ekonomi okurken, ikna ve veri arasında ilginç…
Yorum BırakDeğerli Cundaadasi takipçileri, bu yazımızda “İki el bir bas için ne demek” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz. İki Cambaz Bir İpte Oynamaz’ın Anlamı Nedir? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Denge Üzerine Düşünceler İstanbul’da sokaklarda yürürken, toplu taşımada otobüs beklerken ya da işyerinde bir toplantıya yetişmeye çalışırken bazen eski deyimlerin ne kadar hâlâ hayatın içinde olduğunu fark ediyorum. “İki cambaz bir ipte oynamaz” deyimi de bunlardan biri. İlk duyduğumda sadece “iki kişi aynı anda risk alamaz” gibi basit bir anlam taşıyormuş gibi gelmişti. Ama zamanla sivil toplum kuruluşunda çalışırken, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden bu deyimin ne kadar derin…
Yorum Bırakİcra Mahkemelerinde Takip Edilen İşler Nelerdir? Hadi gelin, bir fincan kahve eşliğinde hukukun biraz daha “pratik” tarafına bakalım. İcra mahkemeleri, çoğu insanın hayatında adını duyduğu ama pek detayını bilmediği bir alan. Aslında çok basit: borçlu ile alacaklı arasındaki anlaşmazlıkların çözüldüğü yerler. Ama bu iş öyle sadece “ver parayı al paramı” meselesi değil; içeride farklı süreçler ve takip türleri var. Ben Eskişehir’de yaşayan 27 yaşında, üniversitede çalışan biri olarak günlük hayatımda bolca gözlem yapıyorum ve gördüğüm kadarıyla icra mahkemeleri çoğu kişi için hâlâ biraz gizemli. Ama korkulacak bir şey yok; biraz hikâyeleştirirsek her şey anlaşılır. 1. İcra Takibinin Temel Mantığı Öncelikle…
Yorum Bırak