Trabzon ile Urfa Arası Kaç Kilometre?
Geçen yaz, Kayseri’nin sıcağında bir öğleden sonra, başka bir dünyada yaşıyor gibi hissediyordum. O an içimden bir şeyler kopmuş gibiydi, sanki uzun zamandır içimi kemiren bir eksiklik vardı ve bunun tek çözümü, bir yolculuk yapmaktı. İşte o zaman, Trabzon ile Urfa arası kaç kilometre diye sormaya başladım. Bilmiyordum, ama ne zaman bir yere gitmek istesem, mesafeler kendiliğinden anlam kazanıyordu.
Zihnimdeki bu yolculuk, bir rastlantının, bir kararın, hatta bir anın peşinden gitmekti. Sadece kilometreler değil, içimdeki boşlukla ilgiliydi. Kollarımı saracak bir rüzgar, ayağımı bastığım bir toprak, beni başka bir dünyaya götürecek bir yol arıyordum. Ve içimden bir ses, o yolu bulmam gerektiğini fısıldıyordu.
Kayseri’den Başlayan Bir Yolculuk
Kayseri’de güneş, sıcağını her zamankinden fazla vermişti. Yağmurlardan sonra her şey kurumuş, toprak kokusu havada asılıydı. Gündüz vakti, sabahın o çiçekli havası yoktu. Geceye doğru saatler ilerledikçe her şey bir tüy kadar ağırlaşıyordu. İşe gitmek, evde vakit geçirmek, hayatın o sürekli tekrar eden rutininden bıkkınlık vardı.
Aklımda hep Urfa vardı. Gençken, Urfa’da geçirdiğim bir yaz tatilinin hatıraları geri gelmeye başlamıştı. O sıcacık havada yediğimiz isotlu çiğ köfteler, sabahları annemle gittiğimiz sahur çayı içtiğimiz kahvaltılar, o küçük ama rengârenk sokaklar… Sanki bir şekilde o hatıralara dönmem gerektiğini hissediyordum.
“Trabzon ile Urfa arası kaç kilometre?” diye yazdım internete. Bir gözüm ekranda, diğer gözümse kaybolan geçmişimdeydi. 1130 kilometre yazıyordu. “Yani 12 saat,” dedim içimden. Birkaç kez daha hesapladım. Evet, tam 12 saatlik bir yolculuk. Geriye sadece bir karar vermek kaldı: Hadi, gidelim.
Bir Karar: Urfa’ya Yolculuk
İlk başta, sadece kafamda dönen bir düşünceydi. Yola çıkmak ve her kilometreyi içimdeki hislerle, hatıralarla, belki de biraz hayal kırıklığıyla yaşamak. Ama sonra, bir sabah her şeyi bırakıp, küçük bir sırt çantasıyla yola koyuldum. Kayseri’den Urfa’ya gitmek, sadece mesafe kat etmek değildi; kalbimdeki o eksik parça için bir çözüm arayışına girmekti.
Sabah saat 8 civarı yola çıktım. Kayseri’nin sıcağında, Arabalı vapurun altına girdiğim gibi, Trabzon ile Urfa arası kaç kilometre olduğunu unuttum. Zihnimde her geçen kilometreyle birlikte daha çok bir yerlere gitmek, geriye dönmemek istiyordum. Zamanla, 1130 kilometre uzaktaki Urfa’ya gitmek, o eski duygulara, memleket kokusuna, kaybolan zamanın izlerine ulaşmak gibi bir şeye dönüştü.
Yolda Geçen Saatler ve Hisler
Yolculuk, bir yandan içimi ısıtıyor, bir yandan da uzaklaşan her kilometreyle beni daha da soğutuyordu. Üzerimdeki o eski yorgunluk, sabahları eve dönmek istediğim o his, zamanla kayboluyordu. Bir taraftan sağımda dağlar, solumda çorak topraklar, yollar… Bir bakıma da “Trabzon ile Urfa arası kaç kilometre” sorusu geçiyordu kafamdan. Aslında yolun hiç bitmeyecek gibi geldiği bir andı.
Yolda geçen her an, bana sanki Urfa’yı daha çok hatırlatıyordu. İnsanlar, meyve bahçeleri, çöl rüzgârı, ışıkların sararmaya başladığı o anlarda “burada” olmak… Kayseri’deyken, zamanlar birbirine geçerdi. Ama burada, yolda, kaybolan her dakika bana yeni bir şey öğretiyordu. Mesafe bir şey ifade etmiyordu. Sadece yolda olmak yetiyordu.
Zaman ilerledikçe, uzun yolculuk boyunca sadece bir hedefi takip etmek değil, bir şekilde geçirdiğim her anı hissederek, içimdekini biraz daha yola bırakmayı istiyordum. Bir yolculuk değildi sadece, bir içsel çözümün peşindeydim.
Urfa’ya Ulaşmak
12 saat sonra, sonunda Urfa’ya vardım. Caddelerinin havası bambaşka. Çöl havası dedikleri şey, bir şekilde insana yapışan bir sıcaklık. O an, 1130 kilometrelik mesafeyi kat ettiğimi fark etmedim bile. Trabzon ile Urfa arası kaç kilometre sorusu, o kadar anlamını kaybetmişti ki… Zihnimdeki yolculuk çok daha derin bir yerden geliyordu.
Urfa sokaklarında, sabahın o ilk ışıkları altında, eski bir anı canlandı. Bir zamanlar burada, annemle birlikte yürüdüğüm o dar sokaklar, o hafif esen rüzgâr… Sanki zaman durmuş, her şey bir şekilde içimi ısıtıyor gibiydi. Ve bir an, bu yolculuk boyunca sadece kilometrelerin değil, anıların, hislerin ve geçmişin de içinden geçtim.
Sonuç: Mesafenin ve Anıların Ötesinde
Sonuç olarak, Trabzon ile Urfa arası kaç kilometre sorusunun cevabı sadece bir rakamdan ibaretmiş gibi görünse de, bu mesafeye giden yolculuk, bambaşka bir şeydir. Bir yolculuk sadece mesafe değil, içsel bir keşiftir. Bir nehir gibi akar zaman, fakat her şey sadece varlığımızın, anlarımızın ve duygularımızın etrafında şekillenir. Benim için, 1130 kilometreyi kat etmek, yalnızca bedenimi bir yerden bir yere taşımak değildi. Bu yolculuk, duygularımı, geçmişimi, kaybolmuş hislerimi, yeniden bulmamı sağladı.
Bazen, gerçekten kaybolduğumuzda, mesafeler kendi anlamını bulur. Mesela ben bu yolculukla buldum. Trabzon ile Urfa arasındaki o kilometreler, aslında biraz da içimdeki yolculuğun parçasıydı. Bu yüzden her kilometreyi, bir hatıra olarak, bir adım daha atarak geçtim.